Savatage

Savatage

Mart 16, 2018
in Category: Biyografi
0 134 6
Savatage
Sosyal Medyada Paylas

Savatage 1980’lerde başlayıp da popülaritesini hiç kaybetmeden, hatta tam tersine arttırarak yaygınlaştırabilen ender gruplardan biri. Power metal denince akla ilk gelen gruplardan biri olmasına karşın müziklerini, sadece power metal olarak nitelendirmek büyük bir haksızlık olacaktır. Dala dala atlayan müziklerinin eşi benzeri yok. Kısacası, bir çok grubu etkilemiş olan Savatage, günümüzün en önemli heavy metal gruplarından biri.

Savatage’in hikayesi Oliva kardeşlerle Florida’da başlar. Jon Oliva ve Criss Oliva, Avatar isimli bir grup kurarlar. 1982’de Avatar ismi altında üç şarkıdan oluşan City Beneath the Surface isimli bağımsız bir demo çıkarırlar. Sınırlı sayıda çıkan bu demo şimdi bir underground klasiği haline gelmiştir. Ardından 1983’de grup, ismini Savatage olarak değiştirirler ve ilk albümleri Sirens’ı çıkartırlar. Sirens çok başarılı bir debut albümüdür. Sirens, mitolojide denizcileri ve kaptanları ıslık sesine benzer bir sesle karaya çarpmalarına neden olacak şekilde büyüleyen gizemli varlıklardır. Savatage’in mitolojiyle yakınlaşması ilk bu albümde başlar. Sirens’da Savatage müziğinin doom atmosferini yoğunlukla hissedebilirsiniz. Ayrıca Holocaust, Living For the Night ve Out On the Streets gibi Savatage klasikleri de bu albümde yer almaktadır. Sirens’ın ardından The Dungeons Are Calling isimli 6 şarkılık 24 dakikalık bir EP çıkarırlar. Bu mütevazı EP’de de Dungeons are calling ve City Beneath the surface isimli Savatage tarihinin önemli parçaları bulunmaktadır. Savatage kuruluşundan itibaren hiç dur durak bilmeden müzik yapmaya devam etmiştir. Karşılaştıkları tüm şanssızlıklara karşın hiç zaman kaybetmemiştir. Nitekim hızlı çıkışları 1985’de Power Of The Night ile devam eder. Savatage sound’unun zamanla daha iyi oturduğunun ve olgunlaştığının müjdecisidir bu albüm. Ama bu albümde Savatage’in büyük hitleri yoktur. Çok sevilen bir Savatage albümü olmamasına karşın grubun diskografisinde önemli bir kilometre taşıdır. Albümden sonra bascı Keith Collins diğer uğraşları nedeniyle Savatage’i bırakır. Böylece 1986’ya kadar sürekli değişimlere uğrayan grup kadrosu nihayet iskeletini kurar, buna göre; Jon Oliva vokalde ve pianoda, Criss Oliva gitarlarda, Johnny Lee Middleton basta ve Steve Wacholz davuldadır. 1986’da çıkardıkları Fight for the Rock hem grup elemanlarının hem de hayranların en az sevdiği albümdür. Sound biraz daha genel akıma yakındır. Hard rock ve heavy metalin bir karışımıdır. Ancak içinde bir önceki albüme göre çok daha fazla klasikleşmiş Oliva besteleri vardır. Fight for the Rock, Hyde, Lady in Disguise ve She Is Only Rock and Roll albümün ağır toplarıdır, bunların yanı sıra bir tane Free(Wishing Well) ve bir tane de Bad Finger(Day after day) coverı mevcuttur. Coverların yanı sıra albümde iki tane de eski beste vardır. Savatage’de bir beste krizinin ortaya çıktığı açıktır. Kendileri de bunu itiraf eder. Bu kriz aşamasında onları Paul O’Neill isimli biri kurtarır. Paul O’Neill daha önce Aerosmith Live Classics albümlerinde prodüktörlük yapmıştır ve Savatage ile çalışmaya başlar. Ve zamanla grubun görünmez elemanı olacaktır. Hem şarkı sözlerine, hem de bestelere katılarak prodüktörlükten de öte bir işe soyunur.
Onun katkısı beraber çalıştıkları ilk albümde gözükür. 1987’de çıkan Hall Of The Mountain King baştan sona mükemmel bir albüm tanımlamasını hak eder. Kıt notları ile şöhret olmuş Kerrang dergisinden tam not almayı da başarmıştır. Gerçekten de daha ilk gitar ritminden itibaren sonuna kadar albüm tam bir heavy metal ziyafetidir. Daha önceki Savatage albümlerinin çok üzerinde bir prodüksiyon vardır. Jon Oliva’nın vokali, Criss Oliva’nın gitarı hiç bu kadar kuvvetli olmamıştır. Her biri klasik olmuş parçaların arasından Hall of the Mountain King, Jon Oliva’nın inanılmaz performansıyla sivrilir. Ünlü klasik müzik bestecisi Grieg’in Hall of the Mountain King’inin yorumlandığı Prelude to Madness ise heavy metalin klasik müzikle flörtünün doruk noktalarından biridir. Ticari olarak da müthiş bir başarı yakalayarak “breakthrough” yapan gruba Heaven ve Dirty Looks gibi gruplarda çalışmış olan Chris Caffery transfer edilir. Böylece iki gitarla daha kuvvetli bir sound yakalayabileceklerdir. 1989’da bir başyapıt olan Gutter Ballet piyasaya çıkar. Senfonik metal gibi tabirlerin başlamasından sorumlu olan albümlerden biridir. Küçük bir orkestranın eşlik ettiği parçalarda Savatage daha önce yapılmamış olan bir şeyi yapar, hem de hiçbir zaman yapılamayacak kadar etkili bir şekilde. Orkestraya Jon Oliva’nın iyice ön plana geçen piyanosu eklenince ortaya sadece bir heavy metal albümünden öte sanatsal bir klasik çıkar. Criss Oliva’nın performansı ise inanılmazdır. En seçkin müzisyen dergilerinde gelecek vaat eden gitaristler arasında sayılmaya başlar. Diğer grup elemanları da artık yeteneklerini kanıtlamıştır. Savatage’in tüm özelliklerini bir araya getiren bir albümdür Gutter Ballet. When the Crowds Are Gone ve Gutter Ballet sava fanları için bir marş niteliğindedir. The Hounds, doom atmosferine sokarken sizi, Summer’s Rain duygusal bir ortam yaratır. 1989’da Dynamo Festivali’nin de dahil olduğu bir turneye çıkarlar. Dynamo’da 30.000 kişinin karşısında çalarlar. Ortak kanıya göre Savatage günümüzün en iyi konser gruplarından biridir. Yeni eleman Criss Caffery gruptan ayrılır.

1991’de heavy metal tarihinin en iyi konsept albümlerinden biri olan Streets: A Rock Opera çıkar. Prodüktörleri Paul O’Neill’in bir hikayesinden yola çıktıkları albümün her şarkısı hikayenin bir kısmını oluşturur. Hikayenin felsefesi Believe şarkısıyla özetlenebilir. İnsanın kendine ve hayallerine inanması gerektiği anlatılır. Bunu anlatmanın yolu olarak D.T.Jesus isimli bir karakter yaratırlar. D.T Jesus sokakta uyuşturucu satan bir adamdır ama asıl tutkusu müziktir. Kısa zamanda büyük bir rock starı olur. Ama eski alışkanlığına dönünce her şey tepe taklak olur yeniden. D.T Jesus, albümün hikayesi boyunca inişli çıkışlı bir hayat yaşar. Uyuşturucu batağı, mafya, ve olağanüstü olaylarla gelişen hikaye, kadere karşı çıkan bir yapıya da sahiptir. Jesus Saves, If I Go Away, Streets, St.Patricks gibi bir çok klasik bu albümdedir. Ancak albümün ağır topu kuşkusuz benzersiz ballad, Believe’dir. Sonuç olarak Savatage gelişimini sürdürmekte ve müziğine yeni boyutlar katabilmektedir. Streets, grubun daha felsefi ve daha duygusal bir yönde ilerlediğini gösterse de asla sertlikten de taviz vermezler. Hikaye anlatıcı kimlikleri de Streets’in mükemmel hikayesiyle belgelenmiş olur. Çoğunluğa göre Streets, Savatage’in en iyi albümüdür.

Bir sonraki stüdyo albümleri öncesinde Savatage’de beklenmedik bir değişim olur. Grubun

lideri ve vokalisti hayranlarının gözünde ilahlaşmış bir adam olan Jon Oliva gruptan ayrılır. Aslında bu ayrılışın altında yatan sebep hiçbir zaman anlaşılamamıştır. Bu ayrılışın gerçek bir ayrılış olmadığı da sonradan anlaşılacaktır. Jon Oliva keyboard’uyla ve besteleriyle Savatage’in bir parçası olmaya devam edecektir. Doğru olabilecek senaryolardan bir tanesi; Jon Oliva’nın sesinin fazla alkol yüzünden hasar görmesi ve bundan öncelikle kendi rahatsız olduğu için mikrofonu bırakmak istemesidir. Savatage’in müziğini daha ileriye götürebilmek için kendisinden daha eğitimli bir vokaliste mikrofonu teslim etmek istemiş olması büyük bir olasılıktır. Savatage’in müziği tüm elemanların egolarının bile üzerindedir. Sonuçta Wicked Witch grubunun vokalisti Zachary Stevens, Savatage’in mikrofonunu kapar. 1993’ün Nisan ayında çıkan Edge of Thorns’da başarılı bir performans gösteren Zachary kısa zamanda hayranların sevgisini kazanır. Gerçekten Edge of Thorns, Jon Oliva’nın ayrılması yüzünden paniğe kapılan Savatage fanlarını fazlasıyla sevindirir. Edge of Thorns gibi popüler bir hite de sahiptir albüm. Follow Me, He Carves His Stone ve Damien albümün diğer önde giden şarkılarıdır. Metal Hammer tarafından bir yıldız almasına karşın ticari olarak da başarılı bir albüm olur.

Heavy Metal tarihinin en üzücü olaylarından biri 17 Ekim 1993’de meydana gelir. Criss Oliva ve karısı Dawn Oliva bir Pazar sabahı rock festivalinden evlerine doğru arabayla ilerlemektedir. İçkili bir kamyon şoförü önündeki kamyona bindirmemek için direksiyonu kırar ve Criss’le karısının bulunduğu arabaya çarpar. Heavy Metal tarihinin en iyi gitaristlerinden biri olan Criss Oliva o kazada hayatını kaybeder. Grup ve hayranları onun anısını canlı tutabilmek için elinden geleni yapmaktadır.

Grup bu şokun etkisinden beklenenden çok daha kısa sürede kurtulur. Criss’in yeri için Testament’ın usta gitaristi Alex Scolnick gruba dahil edilir. Ve çok kısa bir sürede Handful of Rain albümü ortaya çıkar. 1994’de Criss’in yokluğunda çıkan bu ilk albüm Savatage’in zorluklar ne olursa olsun müziklerini devam ettireceğinin bir kanıtıdır. Bu yüzden Handful of Rain önemli bir dönüm noktasıdır. Jon Oliva’nın geriye çekilmesi, Criss Oliva’nın ölmesi üst üste gelir ama Savatage ölmemiştir. Adeta kiralık oyuncu gibi gruba giren Alex Scolnick gruba çok iyi adapte olmuştur. Criss’i anarcasına onun gibi çaldığı yerlerin dışında kendisinden de çok şey katmıştır. Duygusal olduğu kadar progressive bir albüm meydana gelir. Üst üste binen vokal denemeleriyle Chance, Savatage’in yaptığı en iyi şarkılardan biri olmakla kalmaz, bu vokal denemesini başlatan ekol bir şarkı olur. Alone You Breathe ise Criss Oliva’ya adanmış, değişken bir alt yapısı olan etkileyici bir şarkıdır. Diğer tüm şarkılar da iddialı parçalardır.

1995’deki Dead Winter Dead albümünden önce Criss’in yerini doldurmak için daha önce Dee Snider’ın grubu Widowmaker, Asia ve Alice Cooper’la çalışan Al Pitrelli’yi gruba dahil ederler. Ve ikinci gitarist olarak da, Chris Caffery gruba yeniden katılır. Davulda da Steve Wacholz yerine Jeff Platte vardır. Jon Oliva bu albümle beraber bazı şarkılarda Zachary Stevens’a eşlik etmeye başlar. Savatage’e bu yüzden, iki iddialı vokaliste sahip tek grup diyebiliriz. Güçlenmiş kadrosuyla en iyi albümlerinden bir olan Dead Winter Dead’i çıkartırlar. Streets’de olduğu gibi yine Paul O’Neill’in bir hikayesi üzerine kurulmuş konsept bir albümdür. Bosna savaşında geçer. Miller ötesinden Avrupalı grupların kayıtsız kaldığı Bosna savaşına protestosunu etkileyici bir hikaye ve müzikle yaparlar. 1995’de ayrıca Final Bell/Ghost In the Ruins isimli konser albümleri çıkar. Bu albüm Criss Oliva’ya adanmıştır. Ve albümdeki kayıtlar Criss Oliva zamanlarını içerir. 1996’da bir toplama albümü çıkar: From The Gutter To The Stage. Albümde en iyi parçalarının yanı sıra daha önce piyasaya çıkmamış sürpriz parçalar da vardır.

17 Nisan 1998’de Wake Of Magellan çıkar. Yeniden bir konsept albüm yapmayı tercih etmişlerdir. Paul O’Neill’in iki gerçek haberden yola çıkarak yazdığı hikayede, okyanusa küçük gemisiyle açılarak ölmek isteyen İspanyol bir denizci vardır. Tek tek şarkılara bakıldığında bir klasik olmaya aday az şarkı olsa da albüm tamamı itibariyle Savatage’in müzikalitesinin kusursuz bir örneğidir.

Savatage bu arada bir de Best and the Rest isimli bir toplama albümü çıkardı. Bunun dışında Trans-Siberian Orchestra yan projesi ile üç albüm gerçekleştirdiler. Jon Oliva’nın yan grubu Dr. Butcher da çalışmalarına devam ediyor. Chris Caffery Metalium isimli power metal grubuyla ilk albümünü yayınladı. Uzun zamandır çıkacağı söylenen yeni Savatage albümü Poets and Madmen’in ise çıkış tarihi büyük bir merakla bekleniyor.

Savatage, heavy metal içinde sağlam bir yere sahip. Yaşadıkları üzücü olaylar onları engelleyemedi. Ve müziklerine tavizsiz bir şekilde devam ediyorlar. Şairane şarkı sözleri, özgün soundları, mükemmel müzisyenlikleri ve klasik müzikten progressive’e kadar büyük bir yelpazeye yayılan müzikleri ile heavy metal’in kuşkusuz en büyük gruplarından bir tanesi.

PS: Bu yazıyı yazdıktan sonra Savatage’de birçok değişiklik oldu. Grubun vokalisti Zachary Stevens ailevi nedenlerden dolayı gruptan ayrıldı. Al Pitrelli ise Megadeth’e transfer oldu. Al ve Zac olmadan çıkan Poets and Madmen, kolu kanadı kırık bir grup için müthiş bir dönüş oldu. Albümden sonra Savatage’in mikrofonunu (Jon Oliva’yla beraber) Damond Jiniva teslim aldı. Gitara ise deneyimli gitarist Jack Frost geçti.

 


Sosyal Medyada Paylas
, , , , , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir