Rock sahnesinin efsanevi grubu AC/DC’nin merakla beklenen yeni albümü nihayet yayında.

Grubunun bugüne kadarki 17. stüdyo albümü “Power Up” aynı zamanda altı yıl aradan sonra dinleyiciyle buluşan ilk AC/DC albümü olarak geçiyor kayıtlara.

Albüm kadrosuna gelince, gruba yeniden katılan klasik üyeler Brian Johnson, Phil Rudd ve Cliff Williams’ın dönüşü ile şekillenmeye başlayan kadro, 2017’de yaşama veda eden Malcolm Young’ın yerine ritim gitarist Stevie Young’un gruba dahil olmasıyla tamamlanıyor.

Oysa geçen süreçte grup birçok talihsizlik yaşamış, kadroda adeta yaprak dökümü yaşanmıştı.

Malcolm Young’ın ölümünün yanı sıra şarkıcı Brian Johnson, duyma sorunları nedeniyle grubun “Rock or Bust Tour” turnesi ortasında ayrılmak zorunda kalmış ve turne onun yerini alan Axl Rose ile tamamlanmıştı. Phil Rudd, Yeni Zelanda’da bazı ciddi yasal meselelerle ilgili sorun yaşayıp ev hapsine çarptırılmış ve yerine Chris Slade geçmişti. Cliff Williams ise grubun “Rock or Bust Tour” turnesi sonrası 2016 yılında emekli olmuştu.

Tüm bu süreç ve uzun süre gündemden düşmeyen söylentiler sonrasında grup, geçen Eylül ayı sonunda yeni albüm duyurusuyla birlikte birer birer beklenen detayları paylaşmaya başladı.

Brian Johnson’un çılgın çığlıkları olmadan grubun beklenen tadı vermeyeceğini düşünenleri sevindiren bu dönüşün yanı sıra gözden kaçmayan detaylardan en mühimi de Malcolm’un yeni albüm üzerindeki etkisinin de büyük olduğuydu.

Angus Young, Malcolm ile birlikte üzerinde çalıştıkları ancak kullanılmayan ve arşivlenmiş rifflere, adeta kuytularda saklı bir hazineye dalış yaparcasına giriyor bir yanıyla albüm için gerekli fikirleri ortaya çıkarıyordu. Ardından da diğer üyelerin katılımıyla artık “Power Up”ın temelleri atılmıştı.

12 şarkının yer aldığı “Power Up”, Ağustos ve Eylül 2018’de Vancouver’daki Warehouse Stüdyolarında, 2008 tarihli “Black Ice” ve 2014’te yayımlanan “Rock Or Bust”da da grupla çalışan yapımcı Brendan O’Brien ve mühendis Mike Fraser ile birlikte altı haftalık bir süre boyunca kaydediliyor.

Grubun nevi şahsına münhasır izlerinden adımlayan albüm, 50 yıllık AC/DC külliyatının alışılagelmiş tüm desenlerini taşıyor. Akılda kalıcı nakaratlar, sade rifflere yakışan renkli melodiler ve ritmik coşkuya eşlik eden olmazsa olmaz çiğ vokaller grubun kimlik bilgilerine sadık bir şekilde albümde yerini alıyor.

“Power Up”, genel itibarıyla yeni bir şeyler söylemese de grubun simgeleşmiş soundunu, zaman zaman düşüşler yaşansa da çoğunlukla 80’ler dönemi AC/DC pırıltısını yakalıyor. Ancak belki de en önemlisi, neredeyse yeni bir albüm için umut kesilecek raddeye gelinen süreçte bir de üzerine pandemi şartları eklendiğinde gelen “Power Up”, her şeye rağmen yüzümüzde tebessüm, damarlarımızda rock ‘n’ roll coşkusu estirmeye yetecek enerjiyi barındırıyor.

Yarım asırdır rock ‘n’ roll ruhunun küresel taşıyıcılığını yapan ihtiyar delikanlıların müziğe olan tutkusuna bakmamızın, ne olursa olsun yaşama dair umut taşımayı sürdürmemize yardımı dokunacaktır. Ne dersiniz?

Kaynak:https://www.rotka.org